Uluslararası Fen Araştırmalarında Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi
Abbreviation: IJIASR | ISSN (Print): 2602-4810 | ISSN (Online): 2602-4535 | DOI: 10.29329/ijiasr

Cilt 6 Sayı 3 (Eylül 2022)

Sayı Bilgileri

Sayı Bilgileri | Uluslararası Fen Araştırmalarında Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi Cil. 6 (3)
Issue Information

ss. i - vi   |  DOI: 10.29329/ijiasr.2022.474

Özet

Anahtar Kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri

Orjinal Araştırma Makalesi | Uluslararası Fen Araştırmalarında Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi Cil. 6 (3)
Contribution of Self-Lymphatic Drainage to Subclinical Lymphedema After Treatment for Breast Cancer

Engin Taştaban

ss. 133 - 144   |  DOI: 10.29329/ijiasr.2022.474.1

Özet

Lymphedema is a significant complication of breast cancer treatment. Early treatment of subclinical lymphedema may prevent its related complications. We aimed to evaluate the contribution of applying self-lymphatic drainage (SLD) in subclinical LE patients. One hundred twenty-eight women diagnosed with subclinical lymphedema were enrolled in the study. Patients were allocated into control group 1 (n=64) and SLD group 2 (n=64). Excess volume; the Visual Analog Scale (VAS) for pain, stiffness, heaviness, and tightness; the Quick Disabilities of the Arm, Shoulder, and Hand (QuickDASH) for disability; handgrip strength; Beck Depression Inventory (BDI) for depression were recorded before and after therapy. Statistically significant improvements in the excess volume were observed in both groups; however, there was a substantial change in the SLD group. Also, only the VAS and BDI scores were assessed significantly lower in the SLD group than in the control group. In conclusion, SLD is useful in reducing lymphedema volume, sensations of pain, stiffness, heaviness, tightness, and depression in patients with subclinical LE.

Anahtar Kelimeler: Subclinical Lymphedema, Self-Lymphatic Drainage, Breast Cancer

Orjinal Araştırma Makalesi | Uluslararası Fen Araştırmalarında Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi Cil. 6 (3)
Kraniumda Dört Morfometrik Üçgen Alanın Cinsiyet Tayini İçin Değerlendirilmesi

Nazlı Gülriz Çeri, Eda Duygu İpek & Gizem Sakallı

ss. 145 - 152   |  DOI: 10.29329/ijiasr.2022.474.2

Özet

İnsan iskeletindeki kemiklerden pelvis ve kranium cinsiyet tesbitinde sık kullanılmaktadır. Fakat pelvis kemiklerinin eksikliği ya da deforme olması durumunda kranium cinsiyet belirlemede daha önem kazanır. Bu çalışmada kraniumlar üzerinde dört morfometrik alan belirleyerek cinsiyet tayini için değerlendirmeyi amaçladık. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’nın kemik arşivinden sağlanan, Türk popülasyonuna ait 40 adet kranium kullanıldı. Morfometrik analiz için yüz üçgeni, bimastoid üçgen, mastoid üçgen ve oksipital üçgen olmak üzere dört farklı alan seçilerek, ImageJ program yardımıyla alanları hesaplandı. Analiz edilen üçgenlerin tüm ortalama değerleri erkeklerde kadınlardan daha yüksekti. Yüz üçgeni alanı incelendiğinde, kadınlardaki maksimum değer erkeklerin minimum değerinden bile daha düşüktü. Bimastoid üçgen alanı haricinde, geri kalan tüm üçgen alanlarda cinsiyetler arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlendi. Bu nedenle kraniumdaki bu üçgenlerin analizlerinin cinsiyetin saptanması için kullanılabileceğini düşünüyoruz.

Anahtar Kelimeler: Kafatası, Kraniyometri, Cinsiyet tayini

Orjinal Araştırma Makalesi | Uluslararası Fen Araştırmalarında Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi Cil. 6 (3)
Antalya'da Doğal Olarak Yayılış Gösteren Bazı Sideritis Türlerinin Toprak Üstü Kısmından Elde Edilen Uçucu Yağlar: Miktar, Kimyasal Kompozisyon ve Toplam Fenolikler

Ahu Çınar & Kenan Turgut

ss. 153 - 168   |  DOI: 10.29329/ijiasr.2022.474.3

Özet

Dünyada 224 cins ve yaklaşık 5.600 türle temsil edilen en geniş çiçekli bitki familyalarından birisi olan Lamiaceae familyası Türkiye’de toplam 45 cins, 565 tür ve 765 takson ile temsil edilmektedir. Lamiaceae familyasında yer alan ve 150’den fazla tür içeren Sideritis cinsi dünyada özellikle Akdeniz havzasında yayılış göstermektedir ve ülkemizde 36’sı endemik olan 55 takson ile temsil edilmektedir. Bu yüksek endemizim oranı nedeni ile Türkiye Sideritis cinsinin iki gen merkezinden biri olarak kabul edilmektedir.

Antalya Bölgesi’nde doğal yayılış gösteren 2 tek yıllık, 6 çok yıllık taksonun 12 lokasyondan örneklenerek incelendiği bu çalışmada, populasyonların uçucu yağ verimi % 0.0-0.3 aralığında bulunmuştur. En yüksek değer Sideritis congesta türünün Akseki lokasyonundan (% 0.3) elde edilirken bazı örneklerden uçucu yağ elde edilememiştir. 8 taksonda toplam 12 populasyona ait uçucu yağ örneğinin içerik analiz sonuçlarında toplam 55 bileşik tanımlanmıştır. Bu bileşiklerden β-pinen, α-pinen, limonen, linalol, karyofilen oksit, germakren-D ve δ-kadinen bileşikleri hem miktar hem de tanımlandığı örnek sayısı bakımından öne çıkan bileşikler olarak dikkat çekmiştir.

Fenolik madde miktarlarının araştırılması amacıyla 14 takson ayrıca örneklenerek değerlendirilmiş, çalışmanın sonucunda populasyonlara ait toplam fenolik madde miktarlarının 27.5-68.9 mg GAE/g aralığında değiştiği bulunmuştur. En yüksek değer Sideritis stricta türüne ait örnekte, en düşük değer ise lokal endemik bir tür olan Sideritis albiflora türüne ait örnekte tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sideritis Spp., Uçucu Yağ, Kimyasal Kompozisyon, Toplam Fenol